• 20.12.2011
  • İHA
Haberi Paylaş

'AVRUPA TÜRKİYE'NİN ELDE ETTİĞİ BAŞARIYI İNCELİYOR

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Fransa'nın, 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarının reddedilmesini suç sayan yasa teklifini gündeme getirmesini sert dille eleştirdi

Fransa Lideri Nocolas Sarkozy'nin popülizm nöbetine tutulmuş vaziyette kendine vazife olmayan işlerle uğraştığını söyleyen Çağlayan, "Sarkozy, düşmüş olduğu konumda kazmış olduğu kuyuda kendisi mutlaka boğulur" dedi.

Bir dizi programa katılmak üzere bugün Mersin'e gelen Ekonomi Bakanı ve AK Parti Mersin Milletvekili Zafer Çağlayan, Toros Üniversite'nin düzenlediği 'Mersin Kalkınma Sempozyumu'na katıldı. Burada bir konuşma yapan Bakan Çağlayan, Fransa'nın, 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarının reddedilmesini suç sayan yasa teklifini gündeme getirmesine tepki gösterdi. Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'i sert dille eleştiren Çağlayan, bugün Türkiye'nin bulunduğu noktada, Türkiye'yi kıskanmaktan adeta çatlayacak duruma gelmiş olanların bir yerde popülizm krizine tutulduklarını belirtti. Çağlayan Sarkozy'i işaret ederek, "Bakın şu anda Avrupa'nın önemli ülkelerinden birinin lideri, sanki Fransa'nın meselesini çözmüş, ekonomik problemlerini halletmiş, Avrupa Birliği'nin (AB) şu anda içinde bulunduğu sıkıntıyı halletmiş, hiçbir meselesi kalmamış gibi üstüne vazife olmayan ve tarihçilerin yapması gereken bir konuyu kendine vazife edinmiş. Kendisinin ekonomik başarısızlığını bununla örtmeye çalışıyor. Yani

'cambaza bak cambaza' diyor. Bunu demek için cambazlık yapmaya gerek yok. Ve bugün adeta ülkesinde yapılan seçimde ülkesinde bulunan Ermenilerin oyunu almak için Türkiye gibi bir müttefikini, bir ekonomik partnerini kaybetme adına popülizm nöbetine tutulmuş vaziyette kendine vazife olmayan işlerle uğraşıyor" dedi.

 

"SARKOZY KENDİ KAZDIĞI KUYUDA MUTLAKA BOĞULUR"

 

Bugün geçmişte Türkiye'ye hasta diyenlerin şimdi kendilerinin hasta yatağına düştüklerini ve yoğun bakım çadırında olduklarını ifade eden Çağlayan, "Allah onlara şifa versin. Asıl acil şifaları onlara diliyoruz. Böyle bir ortamda Sayın Sarkozy kendi iş adamlarının, kendi sanayicisinin kendi ihracatçısının ve kendi vatandaşının asla görüşlerini yansıtmayacak bir şekilde, sanki Ruanda'da hiç katliam yapmamış, sanki Cezayir'de binlerce masum Cezayirliyi öldürmemiş bir ülkenin devlet başkanı gibi kalkmış,

olmayan bir şey üzerinden şu anda fikir yürütmeye çalışıyor. Bu düşmüş olduğu konumda altını çizerek söylüyorum ki, kazmış olduğu kuyuda kendisi mutlaka boğulur" diye konuştu.

Gerek Hükümet olarak gerek Ekonomi Bakanı olarak hiçbir zaman için Fransız mallarına karşı bir boykot, bir engelleme içine girmediklerinin altını çizen Çağlayan, ancak Türk halkının en hassas olduğu konuda bir boykot gelişirse, bunu önleyemeyeceklerine dikkat çekti. Çağlayan şunları söyledi: "Türkiye'ye gelmiş, güvenmiş, yatırım yapmış olan Fransız yatırımcıların başımızın üzerinde yeri var. Ama şimdi bu tür hareketlerin Türk halkının en hassas olduğu konulardan biri olan bu konuyu kaşıyarak kendi

mallarına karşı koyacağı bir boykotu da tabi ki biz önleyemeyiz. Bu konuda Türk halkı her zaman duyarlılığını çok net bir şekilde ortaya koyar. Şimdi buradan söylüyorum; Sayın Sarkozy, Başbakanımızın söylediği gibi sen eğer illa bir katliam arıyorsan dön kendi tarihine bak, kendi tarihinde yaptıklarına bak. Bu konuda Türkiye şükürler olsun alnı açık ve başı diktir. Bugün ülkemizde 100 bine yakın Ermeni vatandaşımız yaşıyor. Bizim Ermeni kardeşlerimizle problemimiz yok. Öbür iş zaten tarihçilerin işidir,

o iş bizim işimiz değil, siyasilerin karar vereceği, siyasilerin alanına giren bir iş değil. Ve bugün bizim ihracatçı birliklerimizde, birçok önemli odamızın başkanlığında Ermeni vatandaşlarımız var. Bu aslında Türkiye'ye karşı olan bir kıskançlık krizinin ifadesidir. Biz de diyoruz ki, ey Sarkozy, kıskanma ne olur çalış senin de olur. Niye Türkiye'yi kıskanıyorsun?"

 

"TÜRKİYE, DÜNYAYA PARMAK ISIRTACAK ÖNEMLİ BAŞARILAR ELDE ETTİ"

 

Türkiye'nin Cumhuriyet tarihinden bugüne gösterdiği gelişmeye de değinen Bakan Çağlayan, 2023 Türkiye'si ile Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün armağan ettiği ve hedef gösterdiği gibi çağdaş, muasır medeniyetler seviyesine gelme noktasında özellikle kalkınmanın bugün itibariyle çok daha fazla önem taşıdığına işaret etti. Bundan sonrasında Türkiye'nin bulunduğu yerden süratli bir şekilde çok daha yüksek noktalara sıçraması noktasında, şampiyonlar ligine terfi etmesini sağlayacak olan bir dönemde olduğunu

kaydeden Çağlayan, şöyle devam etti: "Türkiye ilk defa tarihinde 12 yıllık bir program yapıyor, Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yılı ile ilgili önemli hedefler koyuyoruz. Bu konuda kendimize olan özgüvenimiz sonuna kadar var. Türkiye, bugün artık dünya üzerinde gerek siyasi gerek ekonomik anlamda birçok ülkeye parmak ısırtacak ve birçok ülkeyi kıskandıracak kadar önemli başarılar elde etmeyi başarmıştır. Daha 9 yıl önce toplam ihracatımız 36 milyar dolardı, bugün Cumhuriyet tarihinin ihracat rekorunu

kırdık. Avrupa'daki ekonomik krize, bölgemizde ateş çemberine, Arap Baharı ile beraber o ülkelerdeki ekonominin bozulmasına ve bizim önemli ihracat pazarlarımızda yaşanan daralmaya rağmen, bugün Türkiye cumhuriyet tarihinin ihracat rekorunu kırarak yıl sonuna kadar 135 milyar doları yakalayacak. Bu rakam öncelikle Türkiye'nin büyümesinin, ekonomik gelişmesinin, yatırımının, uluslararası sermayenin Türkiye'ye gelmesinin göstergesidir. Siyasi ve ekonomik istikrar devam ettiği müddetçe, birbirinden iyi

üniversitelerde eğitim almış olan, dünyanın en zeki gençlerinin olduğu Türkiye, 2023 Türkiye'sini dünyanın en önemli noktasına taşıyacaktır. 9 yıl önce Türkiye dünyanın 26. büyük ekonomisiydi, bugün dünyanın 16. büyük ekonomisiyiz. 9 yılda 10 sıra atladık, bu öyle ip atlamaya benzemez, kolay bir iş değil. Şimdi yetmez diyoruz, hedefimiz 2023'te dünyanın ilk 10'u içine girmek. Aynen Mersin İdman Yurdu'nun Şampiyonlar Ligi'ne çıktığı gibi dünyanın ekonomik şampiyonlar ligine çıkmak. Mersin İdman Yurdumuzu

da kutluyoruz. Yarın da Eskişehir için herhalde bir hediyemiz olacak ve ligin ilk yarısını ilk 4'te kapatacaksınız. Bu Mersin İdman Yurdu lige çıkacağı zaman asansör takım diyenlerin herhalde yüzü koltuk rengine dönmüştür."

 

"AVRUPA TÜRKİYE'NİN ELDE ETTİĞİ BAŞARIYI İNCELİYOR"

 

Dünyanın ilk 10'u arasına gelmenin, Atatürk'ün muasır medeniyetler dediği seviyeye gelmek olduğunu dile getiren Çağlayan, "Muasır medeniyet, cumhuriyetin, demokrasinin, laikliğin, sosyal hukuk devletinin, bireysel hak ve özgürlüklerin en üst seviyede olduğu ve ekonomik şartların en yüksek seviyede olduğu, borç almayan, borç almadığı için başkasından talimat almayan, gündemi başkanı tarafından değil kendisi tarafından belirlenen bir Türkiye olmaktır, aynen bugünkü gibi. Bunu hep birlikte başardık.

Kalkınmanın anlamı bu. Kalkınma, sosyal, sağlık, eğitim, iletişim, ulaşım ve zenginlikte en üst seviyelere gelmektir. Olduğunuz yerden daha ileriye gitmektir" ifadelerini kullandı.

Türkiye emin adımlarla giderken tüm dünyaya parmak ısırttıracak, kıskandıracak tarzda önemli başarılar elde ettiğine dikkat çeken Çağlayan, şöyle devam etti. "Bu yıl çok zor bir yıldı. 2008'de başlayan küresel krizin etkileri hala dünyanın birçok ülkesinde devam ediyor. Biz şükürler olsun böyle bir küresel kriz döneminde dünyanın birçok ülkesinde yüzde 1-1,5 büyümeler başarı kabul edilirken, 2011 yılının ilk 9 ayında yüzde 9,6 büyüyerek dünyanın büyüme şampiyonu oluyoruz. İşte kalkınma, ekonomik büyüme

bu. Bunun altında yatan asıl sebep, hükümet olarak özellikle kamu maliyesi, bütçe disiplini konusunda göstermiş olduğumuz başarıdır. Bugün Avrupa'nın birçok ülkesinin başının belası yüksek kamu borçlarıdır, aynen bizim 9-10 sene önce olduğu gibi. İddia ederek söylüyorum; eğer Türkiye bugün 2001 şartlarında olsaydı böyle bir krizde Yunanistan'dan çok daha kötü olurdu. Ama bugün Türkiye Maastricht Kriterleri'nin çok daha ötesinde önemli başarılar elde etmiş olan bir ülke olmakla beraber, bugün AB üyesi

ülkeler üye ülkelere Maastricht Kriterleri'ne uyma zorunluluğu getiriyor. Bugün işsizlik rakamında Cumhuriyet tarihinin en önemli rakamlarından biriyle karşı karşıyayız, Eylül ayı rakamı yüzde 8,8, AB'nin 12 ülkesinden çok daha iyi konumdayız. Şimdi Avrupa ekonomileri Türkiye'nin elde etmiş olduğu bu başarıyı bir bir inceliyorlar. Ben yapmış olduğum seyahatlerde bunu gerine gerine anlatıyorum."

Mersin'in gelişmesi yönünde atılan adımları da anlatan Ekonomi Bakanı Çağlayan, Mersin'in hak ettiği yere biran önce gelmesi gerektiğinin altını çizdi. Mersin'de birçok yatırım başladığını belirten Çağlayan, uluslararası havaalanı, Tarsus Kazanlı Turizm Bölgesi, konteyner limanı, yeni nesil serbest bölgeleri de kapsayacak özel ekonomik alanlar ile Mersin'in istediği ve özlediği noktaya ulaşacağını dile getirdi. Mersin'in bugün 1 milyar dolardan fazla ihracat yapan 14 il arasında 12. sırada olduğuna

işaret ederek, bunu Mersin'e yakıştıramadığını söyleyen Çağlayan, kentin bu yıl ihracatta 1 milyar 250 milyon dolara ulaştığını belirterek, ihracatçıları kutladı.

Bakan Çağlayan'a konuşmasının ardından Toros Üniversitesi Yönetim Kurulu Başkanı Ali Özveren tarafından teşekkür plaketi verildi.

HABERİN DİĞER RESİMLERİ

İLGİLİ HABERLER
  • BİZE ULAŞIN
  • GERİ BİLDİRİM
    GERİ BİLDİRİM x
    Sizin fikirleriniz her zaman bizler için önemli ve değerlidir. Yapacağınız geri bildirimleriniz için çok teşekkür ederiz.
    Geri Bildirim Konusu :  
    Mail Adresiniz:
    Geri Bildiriminiz:  
    Güvenlik Kodu:  
    9 + 14
    Lütfen tüm alanları doldurunuz.