• 31.5.2012 10:41:00
  • CİHAN
Haberi Paylaş

Türkiye ile Çin Ticarette Ortaklık mı Kuruyor?

Türk şirketi Aksa Jenaratör'ün Çin'deki devasa yatırımı, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkileri yeniden gündeme getirdi

Ancak durum Türkiye açısından pek memnun edici değil. Rekor düzeyde doğrudan yatırım çekmesinin yanında, son yıllarda dış yatırımlarını da arttıran Çin’in, Türkiye’ye yaptığı yatırım miktarının azlığı ilk bakışta bile dikkat çekiyor.

 

Çin, son dönemde uyguladığı politikalarla küresel sermaye açısından en cazip ülkelerden biri konumuna geldi. Çin’e doğrudan yabancı sermaye (DYS) akışı 2010’da yüzde 17 artarak, 105 milyar dolara ulaştı. 2011’de ise bu rakam yüzde 10 artışla 116 milyar dolara çıktı. Yatırımcılara bakıldığında ABD, AB, Japonya, Tayland, Singapur ve Hong Kong'un önü çektiği görülüyor.

 

Yabancı sermaye girişleri ağırlıklı olarak ülkenin geleneksel ticaret ve yatırım merkezi olan doğudaki kıyı bölgelerinde yoğunlaşıyor (toplamın yüzde 83’ü). Ancak batıdaki bölgelerinin kalkındırılmasına yönelik politika çerçevesinde, buralara yönelik sermaye girişlerinde de önemli artışlar yaşanıyor. Yabancı sermayenin giriş yaptığı sektörler açısından bakıldığında ise hizmetler sektörüne yönelen yabancı sermayenin imalat sektöründen daha fazla olduğu görülüyor. Bu iki gelişme Çin ekonomisin gelişim sürecine de paralellik arz ediyor. Sadece 2011'de Çin’de faaliyet göstermek üzere 27 bin 712 yabancı firma izin almış. 2001-2010 yılları arasında Çin’e giriş yapan DYS miktarı da 653 milyar dolara ulaşmış durumda.

 

2012 yılında ise küresel gelişmelere paralel olarak yabancı sermaye girişlerinde belirli oranında azalış eğilimi görülüyor. Bu eğilim Kasım 2011'de başladı ve bu yılın Nisan ayına kadar sürdü. 2012 yılı Ocak –Nisan ayları arasında ülkeye gelen doğrunda yabancı sermaye yüzde 2,4 azalarak toplam 38 milyar dolar gerçekleşti. Azalışın temel nedeni; Çin içerisindeki yatırım maliyetlerinin yükselmesi ve AB ülkelerinden gelen yabancı yatırımların buna bağlı olarak yüzde 28 gerilemesi gösteriliyor. Tüm bu gelişmeleri yakından izleyen ve yabancı yatırımın istihdam, katma değer, üretim ve vergi gelirleri gibi ülke ekonomisi için taşıdığı önemi dikkate alan Çin yönetimi ise yeni yabancı yatırım stratejisini açıklarken, bazı sektörlerde yabancı yatırım girişlerini kolaylaştırmaya devam ediyor.

 

Özellikle son 10 yıllık dönemde gösterdiği ekonomik performansla Çin, sadece yabancı sermaye çeken değil, aynı zamanda sermaye ihraç eden ve dış pazarlarda yatırım yapan önemli yatırımcı ülkelerden biri haline gelmiş durumda. 2010 yılında mali-olmayan sektörlerdeki doğrudan dış yatırımı yüzde 22 artışla 68 milyar dolara ulaştı. Bu yatırımlar, vergi cenneti olarak nitelendirilen Hong Kong, Virgin Adaları, Cayman Adaları ve Lüksemburg üzerinden diğer ülkelere yöneliyor. 2011 yılında yapılan 60 milyar dolarlık ve 2012 Ocak-Mart döneminde yapılan 16,5 milyar dolarlık dış yatırım ile Çin’in toplam dış yatırım stoğu 338,5 milyar dolara yükseldi. 2015 yılı sonunda bu rakamın 560 milyar dolara ulaşması bekleniyor.

 

TÜRKİYE'NİN ÇİN’DE 150 MİLYON DOLARLIK YATIRIMI VAR

 

Hem yatırım çeken hem de sermaye ihraç eden Çin ile Türkiye’nin bu alanlardaki ilişkilerine bakıldığında ise artan ticari ilişkiye rağmen, olgunlaşmış ve ikili ilişkilerin genel seviyesini yansıtan bir yatırım işbirliğinden bahsetmek zor. Son olarak Aksa Jeneratör’ün geçtiğimiz günlerde Çin’in Changzhou şehrinde yaptığı yatırım da dahil olmak üzere Türkiye’nin Çin’deki yatırım miktarı ancak 150 milyon dolar civarında. Türkiye’nin Çin’deki en büyük yatırımcıları da Türk Hava Yolları, Beko, Aksa Jeneratör ve Hongkong üzerinden yatırım yapan Fiba Holding’in StarMall'u şeklinde sıralanıyor.

 

TÜRKİYE’DE 400'ÜN ÜZERİNDE ÇİNLİ FİRMA FAALİYET GÖSTERİYOR

 

Öte yandan Çin’in Türkiye’deki yatırımları, doğrudan yatırım şeklinde olmamak kaydıyla toplam 100 milyon dolar civarında bulunuyor. Türkiye’de kurulu bulunan ve sayıları 400’ü aşan Çin şirketi, yatırımcı özelliğinden çok, Çin’den yapılan ithalatı ve ticareti yönlendiren firmalar durumunda. Türk-Çin ilişkilerinin sürdürülebilir ve sağlıklı gelişim sürecinde, ticaret açığının telafi edilmesi hedefinde Çin’den beklenilen yatırımlar büyük önem taşıyor.

 

Türk hükümeti tarafından son 4 yıldır bu amaca yönelik yürütülen politikalar ve yapılan çalışmaların Çin tarafından beklenilen karşılığı alamadığı ifade ediliyor. Bununla birlikte Çin Devlet Başkan Yardımcısı Xi Jingping’in Şubat ayındaki Türkiye ziyareti ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Nisan ayındaki Çin ziyaretinde imzalanan mali işbirliği ve SWAP başta olmak üzere sonuçlandırılan anlaşmaların bu sürece önümüzdeki dönemde ivme katması bekleniyor.

 

Başbakan Erdoğan ve beraberindeki Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım’ın Pekin ve Şanghay’da son teşvik mevzuatını ve Türkiye’deki yatırım gelişmelerini de içerecek şekilde gerçekleştirdikleri görüşmelerin, enerji, ulaştırma telekomünikasyon, finansal ve hizmet sektörü alanlarında Çin’den Türkiye’ye yönelik yatırım beklentilerini güçlendirdiği kaydediliyor.

 

Son donemde atılan bu adımların Türkiye’nin temel hedefi olan; ticaret alanında ilk üçe giren Çin’i, yatırım ilişkileri açısından da stratejik ortaklık seviyesine taşıyabilmek açısından büyük önem taşıdığı vurgulanıyor.

HABERİN DİĞER RESİMLERİ

İLGİLİ HABERLER
ÖNE ÇIKANLAR
[ihracat][/ihracat]

DÜNDEN KALANLAR
[ihracat][/ihracat]

 

  • BİZE ULAŞIN
  • GERİ BİLDİRİM
    GERİ BİLDİRİM x
    Sizin fikirleriniz her zaman bizler için önemli ve değerlidir. Yapacağınız geri bildirimleriniz için çok teşekkür ederiz.
    Geri Bildirim Konusu :  
    Mail Adresiniz:
    Geri Bildiriminiz:  
    Güvenlik Kodu:  
    9 + 12
    Lütfen tüm alanları doldurunuz.